Yazılar

Yaza yaklaştığımız bu günlerde yavaş yavaş diyet telaşı başladı. Malum kışın arkasına saklandığımız , bol kalın kazakların yerini yavaştan incecik kıyafetler alacak. Bikini sezonu zaten ayrı bir dert! Bikiniyle beraber gün yüzüne çıkan selülitler daha da problem! Şu zaman mücadeleye başlamanın tam vakti. Ne kadar erken başlarsak o kadar iyi sonuç alırız bunu unutmayın.

Bu yola başlarken doğru adımlar atmamız gerekiyor.

Bahar aylarındaki mevsim geçiş sürecini verimli ve sağlıklı geçirip yaza fit girebilmemiz için;

  • Metabolizmamızı kahvaltıyla hareketlendirmeliyiz. Gece boyunca vücut tüm besin öğelerini kullanır. Tükenen vücut öğeleriyle birlikte vücutta metabolizmasını yavaşlatır.

 

  • Metabolizmayı çalıştırmak için ikinci yapmamız gereken şey su içme alışkanlığı kazanmak. Bol su içmek vücutta yağların yakılmasını ve vücuttan atılmasını sağlar.
  • Kışın kapalı havalar, kalın giysikerke güneşten mahrum kaldık. D vit eksikliği kilo vermemizde büyük engeldir. D vitaminizi depolamak için günde en az 15 dk kollarınızı ve bacaklarınızı güneşle buluşturun.
  • Tek yönlü beslenmeyin. Özellikle çabuk acıktıran beyaz ekmek , patates , hamur işleri gibi basit karbonhidratlardan uzak durun. Basit karbonhidratlar karın bölgesi yağlanmayı arttırır.
  • Metabolizma hızlandıran baharatları , yeşil çay ve elma sirkesini sıklıkla kullanın.
  • Uyku düzeninize dikkat edin. 8 saatten az uyuyan kişilerin metabolizması daha yavaş çalışır.
  • Stresten uzak durun. Stres vücutta salgıladığı kortizon hormonu nedeniyle yağlanmanızı arttıracaktır.
  • Bol bol prebiyotik ve mayalı ürünler tercih edin. Turşu , elma sirkesi , yoğurt gibi fermente ürünler sağlığınıza sağlık katarak metabolizmanızı canlı tutacaktır.

 

 

Su oksijenden sonra insanın en ihtiyacı olan öğedir. Ama çoğumuz diyete başladığında düzenli su içmeye başlar.

Halbuki su,  vücut fonksiyonlarını yerine getirmek için ve suyun içerisinde bulunan kalsiyum , floroid gibi minerallerin vücuda alınmasını sağlar.

Vücutta yağ oranı arttıkça su oranı azalr kas miktarı arttıkça ise su oranı artar. Bu nedenle düşük kalorili diyetlerde kas ile birlikte su kaybıda olur.

Suyun vücuttaki önemi:

  • hücrelere su taşıyıcı
  • metabolizmayu canlandırıcı
  • doku ve organların düzenli çalışmasını
  • vücudun ısı dengesinin ayarlanması gibi birçok görevi vardır.

Kaybedilen sıvıyı çay ve kahve ile yerine koymak doğru değildir. Kafeinlerin diüretik etkisi sebbeiyle tam aksine daha çok su almak gerekmektedir. Vücuttan fazla sıvı kaybı çok cidda sorunlara yol açmaktadır.

 

Günlük düzenli su tüketen kişilerde

  • kabızlık problemi
  • cilt kuruluğu
  • idrar yolu enfeksiyonu gibi sıkıntılar yaşanmaz.

Su aynı zamanda yaşadığımız metropol hayatın getirdiği toksinleri arındırmaya yardımcıdır.

NE KADAR SU TÜKETMELİYİM?

Vücutta bazı hormonların yetersizliği vücut suyunun dengede tutulmasına engel olur. Fazla protein ve tuz böbreklerden  daha fazla su kaybını arttırır. Yaşa ve cinsiyete göre su ihtiyacımız değişir.

Ortalama sıvı ihtiyacımızı kilogram başına 30ml olarak hesaplayabiliriz. Yani 50 kg olan bir kişinin günlük su ihityacı 50x30ml=1500ml yani 1.5 litredir. 

Bu su miktarı yaz aylarında arrtırılabilir.

 

Yanlış diyetler , sağlıksız  beslenme ve uyku düzensilğiyle  metabolizmanızı yavaşlatanlardan mısınız?

Peki ne yapacağız?

  1. Güne 1 bardak ılık su ile başlayın.
  2. Kahvaltıyı atlamayın. Gece boyunca düşen metabolizma hızını kahvaltıyla hızlandırın.  Kahvaltınızı maydanozla zenginleştirin.
  3. Elma , limon gibi narenciye grubuna ara öğünlerinize ekleyin. Sitrik asidi yüksek besinler metabolizmayı hızlandırır.
  4. Yiyeceklerinize muhakkak baharat ekleyin.
  5. Günde 3 lt su tüketiniz.
  6. 8 saat uyumaya özen gösterin. Zira yorgunluk sizi daha çok yemek yemeye itecektir.
  7. Daha çok hareket edin.
  8. Tuzu azaltın. Tuz tüketimi kan şekerinizin dalgalanmasına sebep olur.
  9. Kaslarınızı arttırın. Yüksek kas oranı yüksek metabolizma demektir.
  10. Günde 2 bardak yeşil çay tüketin.

 

 

Kulaktan dolma, reklamlarda gördüğünüz yöntemlerle kilo vermeye çalışırken dikkat!
Zayıflayayım derken, iyice şişmanlayabilir, sağlığınızdan olabilirsiniz. Şişman bireyler
vücutlarında bulunan yağlardan kurtulmak için sihirli ilaçlar, metotlar arıyorlar, Şişmanlıktan
kurtulmak için uygulanan bu yöntemler şöyle sıralanabilir:

* İlaç tedavileri
* Naylon eşofman, sauna eşofmanı vs..
* Bölgesel egzersizler, pasif jimnastik vs..
* Düşük kalorili diyetler
* Diuretik maddeler içeren gıda maddeleri (sıvı kaybı sağlayan)
* Tek tip gıda maddeleriyle beslenme.

Aslında bu yöntemlerin hepsi kilo vermenizi sağlar fakat ne yazıkki verdiğiniz kiloların
birçoğu yağdan gitmez. Asıl amaç, vücuttaki yağ oranımızı dengelemek, yani vücutta bulunan
yağ kitlesinden sağlıklı biçimde kurtulmaktır. Yukarıda sayılan yöntemlerle istediğiniz kiloya
inebilseniz dahi, vücudunuzun istediğiniz görüntüye ve sağlığa kavuşmasını
sağlayamayabilirsiniz. Eskiden yağlı ama yine de sert kol ve bacaklarınız ölçü olarak biraz
daha incelse de, vücudunuz o eski sertliğini yitirebilir, kas kitlesi azalacağı için uzuvlarınız
yağların iyice belirginleştiği bir şekilde ortaya çıkabilir. Bu tip yollarla kilo verenler daha
sonra alacakları kilolarla vücutlarındaki yağ oranını daha da artıracak, böylece sağlığını iki
misli tehlikeye sokmuş olacaktır. Geçici yöntemlerle, vücudumuz için çok gerekli kas
kitlelerini kaybetme riski büyüktür. Yağ yakmak için, metabolizmanın sağlıklı ve düzenli
çalışmasını sağlayacak gıda maddeleri dengeli olarak alınmalıdır. Kas – yağ oranına göre
vücudun sistemi belirlendikten sonra egzersiz programı kişiye özel uyarlanmalıdır. Kas
çalışmalarının yanında; yürüme, koşma, bisiklet gibi egzersizlerden biri seçilerek, yaşa göre
hesaplanacak nabız sayısında egzersiz yapılmalıdır. Ağırlık çalışmaları yapılmaksızın diyetle
birlikte uygulanan uzun süreli yürüyüş, koşu vs. gibi aktiviteler ise, kas kitlesini küçültecek,
böylece hem görüntü hem sağlık olarak bazal metabolizmayı olumsuz etkileyecektir. Bundan
kurtulmak için ağırlık çalışmaları, yürüyüş, koşu, bisiklet türündeki çalışmalar, doğru
beslenme programıyla birlikte yürütülmelidir. Şişmanlık tedavisi için uygulanacak egzersiz
programları kişiye özel olarak ve bir beslenme uzmanı tarafından hazırlanmalıdır.