Yazılar

Koroner kalp hastalığı ABD ve diğer gelişmiş ülkelerde yetişkin nüfusta ölüm nedenlerinin ilk sırasında yer almaktadır. Bunun nedenlerinden biri de gelişen şeker endüstrisi olabilir mi?

Şeker onlarca yıldır beslenmemizde! Şekerin zararlı olduğunu bilsekte diyetimizden çıkartamıyoruz. Her ne kadar şeker endüstrisi kabul etmesede şeker tüketimi ve koroner kalp hastalıkları arasında ilişkiyle ilgili çalışmalar kuvvetle devam etmekte.

Şekerin sağlık ve hastalıkta , özellikle de kalp hastalığında oynadığı rol, sağlıkçılar ve kurumlar arasında uyuşmazlık yaratan bir konu. Yüksek şeker tüketimi , yüksek tansiyon , Tip 2 diyabet , karaciğer yağlanması ve obezite gibi birçok hastalığa neden olmakta.

Şekerle olan bu muhtemel ilişkilerin tümü üzerinde çalışılmış olmakla birlikte, günümüzdeki tartışmalar, şeker ve kalp hastalığı arasındaki muhtemel ilişki üzerine odaklanıyor . Şekerle olan bu muhtemel ilişkilerin üzerine 60 yıldır süren çalışmalar mevcuttur. US Diyet Rehberleri , şeker alımını sınırlarken , yüksek şeker alımıyla serum trigliserid arasında tutarlı bir ilişki saptamışlardır.

2015 te normal glukoz intolreanslı ve bozulmuş glikoz intolreanslı kişilere günde 50 g şeker içeren 2 haftalık beslenme programı uygulandı. Ve çalışma sonunda yüksek trigliserid düzeyleri ile ilşkilendirildi.

Amerika Birleşik Devletlerinde çocukların günlük şeker alımları 81 g(%17)  , yetişkinlerinde 77 g(%14) dır.

Bizim önerdiğimiz ise günlük  toplam kalorimizin  % 10 u şekerden gelmeli olduğudur.

Bunların dışında dikkat etmemiz gerekenler ise  ;

Kırmızı et ve kebap gibi çekilmiş etler yerine , tavuk ve hindi eti tercih edilmeli. Bir öğünde hayvansal protein tüketildiyse diğer öğünde kurubaklagil gibi  bitkisel protein tüketilmeli.

Ayrıca sarma ve dolmalarda kullandığımız kıyma yerine emrcimek yada kinoa , pirinç yerine de bulgur kullanabiliriz.

Yağ tercihiniz zeytinyağı olmalı.

Salam sosis gibi işlenmiş et ürünleri ve yağlı etlerden sakınılmalı.

Haftada 3 gün balık tüketilmeli. Omega-3 tüketimi koroner kalp hastalıklarını önemli derecede azaltmaktadır. Keten tohumu , ceviz , semiz otu gibi omega-3 içeren besinlere ağırlık verin.

Beyaz ekmek yerine tam tahıllı , çavdar , kepek ekmekleri tüketilmelidir.

60 yaş ve üzeri hatta çoğu genç insan gece birkaç kez tuvalete giderler.  Buna noktüri denir. Gece 2-3 kez uyanmak  stres , sinirlilik veya yorgunluk gibi yaşam kalitesini etkileyecek sorunlara yol açabilir.

Noktüri ile ilgili  birçok neden vardır. Bunlardan birisi diyetteki tuz miktarı!

Gece idrara çıkma yaşlandıkça artan bir sorundur ve bir kaç diyet değişikliğiyle uyku kalitesini arttırabiliriz.

300 kişiden fazla Japonla yapılan çalışmada her bireyin uyku ve tuz problemi vardı. Diyetlerindeki tuz alımı azaltılarak 12 hafta boyunca takip edildi.

Amerikan Kalp Derneği günde 2.3g sodyum yani 1 çay kaşığından daha fazla tuzu önermemektedir. Bundan yola çıkılarak günde 1.5 g sodyum yani diyetlerindeki tuzu %40 oranında azalttılar. Tuzdaki bu azalma ile gece idrara çıkma durumları 2.3 ile 1.4 kat düştü. Araştırmacılar , gece tuvalete çıkma sıklığının düşmesiyle kişilerin yaşam kalitesinde ilerleme olduğunu belirttiler.

Dr. Marcus Drake, İngiltere’de Bristol Üniversitesi’nde profesör ve Nocturia için ESU Yönergeleri Ofis Girişimi için çalışma grubunun lideri. “Bu, hastaların potansiyel olarak sık idrara çıkma riskini azaltmak için kendilerine nasıl yardımcı olabilecekleri konusunda önemli bir husustur ve araştırmalar genellikle bir hastanın içtiği suyun miktarını azaltmaya odaklanır ve tuz alımı genellikle dikkate alınmaz” dedi.

Avokado çok faydalı bir meyve olmasına rağmen Türkiye çok geç tanıştı. Avokadonun ana vatanı Meksika dır ve çok çeşitli şekilde tüketilebilir.

Yağ oranı yüksek bir meyve olmasına rağmen içerdiği yağlar son derece faydalıdır. %71 tekli doymamış yağ asitleri , %13 çoklu doymamış yağ asitleri , %16 doymuş yağ asitleri içerir.

Meksikada bir çalışmada , hergün  diyetinde avokado bulunduran bir grup ile avokado bulundurmayan olmak üzere 2 grup oluşturulmuştur.  Sonuçlarında avokado tüketene grubun kolesterol oranı %17 , LDL %22 , trigliserit %22 oranında azaldığı ve HDL ninde %11 oranında yükseldiği gözlemlenmiştir. Bu da demek oluyor ki avokado  kalp koruyucu bir meyvedir.

Avokado yağda çözünen vitaminlerden A,E veK vitaminlerinden zengindir. Avokado içerdiği omega-3 ve E vitamini sayesinde Alzheimer riskine karşı koruyucudur. Suda çözünen B ve C vitaminlerinden zengindir. Mineraller olarak magnezyum , potasyum, demir ve bakırdan zengindir. Muzdan %35 daha fazla potasyum içerir. Avokado kilo yönetimi ve kan şekeri seviyesini içerdiği yüksek posa sayesinde dengeler. Çoğu meyveye göre az şekerli ve protein içeriği yüksek bir meyvedir.

Glutatyon , beta-sitosterol , lutein gibi fitokimyasallar içerir. Fitokimyasallar sayesinde katarakt , maküler dejenerasyon ve  kanser gibi çeşitli hastalıklara karşı koruyucudur.

Cildimiz için doğal nemlendiricidir.

Salatalarımnızda avokado kullanırken ekstra yağ koymamıza gerek yok. 1/2 avokado yaklaşık 1 tatlı kaşığı yağ içermektedir.

 

Kinoa Güney Amerika da yetişen tahıllara benzesede aslında ıspanak , rokayla bağlantılı olabn tohumlardır. Baskın tadı olmadığı için tüketilmesi kolay bir besin. Kinoa tahıllar gibi pişirilip kullanılsa da protein ve lif içeriği tahıllardan , çözür lifleri buğday ve mısırdan daha fazladır. Yüksek kalite protein lizin , metionin gibi esansiyel aminoasitlerden dengeli bir besin bu nedenle vejateryanlar da rahatlıkla tüketebilir. %20 protein içeriğinden dolayı spor yapan kişiler içinde güzel bir kaynak. Ayrıca Gluten içermediğinden dolayı çölyak hastaları ve gluten hassasiyeti olan kişilerde çok rahat bir şekilde tüketebilirler. Lif içeriğinden dolayı tahıllara göre daha fazla tok tutma özelliğine sahip.

Kinoa minerallerden manganez başta olmak üzere bakır, demir, magnezyum , fosfor kaynağıdır. İçerdiği yüksek magnezyum ve posa sayesinde insülin direncini yönetici eytkisiyle diyabetli hastalar için öenmli bir besin.

Yüksek miktarda da B vitaminleri içerir.

Yapılan çalışmalarda mükemmel bir antioksidan kaynağı olduğu belirlenmiştir.  Bunların dışında antimikrabiyal, antiinflamatuar , kolesterol düşürücü aktiviteleri gibi birçok fizyolojik özellikleri nedeniyle popüler besinler arasında.

Kinoa nasıl pişer ? 

Kinoayı haşlayıp herşekilde tüketebilirsiniz. İsterseniz salatalarınıza ekleyebilir isterseniz pilavını yapabilirsiniz. Sabahları kahvaltılık gevrekler yerine kinoa da kullanabilirsniz. Kinoa aynı tahıllar gibi pişer. ! bardak kinoaya 2 bardak su gerekmektedir.