Yazılar

Yumurta anne sütünden sonra gelen ve vücutta yüzde yüz kullanılan çok önemli bir besindir.

İçerdiği 6 gr yüksek kaliteli protein sayesinde tüm gün boyunca zinde kalmanıza yardımcı. Yumurta sarısının içinde bulunan kolin maddesi ise , normal vücut aktivitesini , karaciğer fonksiyonlarını , vücuda besin maddelerinin taşınmasını sağlar. Ayrıca bebeğin hafıza işlevlerinin gelişiminde anahtar rol oynar.

Yumurta ile ilgili doğru olmayan oldukça fazla bilgi vardır. Çoğu insan kolesterolü yükseleceği düşüncesi ile hergün yumurta yemeyi istemez. Bir çok kişi de çok fazla yediğinde alerji olacağından korkar.

Yumurtanın rengi farklı demek kalitesi farklı demek değildir. Bu renkler tavuğun beslenmesine ve tavuk cinsine   göre farklılık göstermektedir. Arpa , yeşil otla beslenen tavukların rengi koyu sarı , hazır yemle beslenenlerin rengi daha çık sarıdır. A vit bakımından farklılık göstermez.

 Yumurta karbonhidrat ve şeker içermez. İçerdiği protein kaliteli proteindir. Yumurta beyazında yağ yok denecek kadar azdır. Yumurta sarısında ise kolesterol vardır. Fakat bu kolesterol zararlı değil tam tersine yararlıdır!

Yumurta sarısı ve beyazı arasında besin öğesi içeriği açısından farklar bulunmaktadır. Yumurta beyazı sarısına göre birçok amino asidi fazla içermekle beraber sarısında da daha yüksek protein bulunmaktadır. Ayrıca sarısında A,E,D ve kolin daha fazla bulunur. Yumurta beyazından sodyum , magnezyum çok iken sarısında demir, kalsiyum ve çinko bulunmaktadır. İkisinde de farklı besin öğeleri bulunduğu için bir bütün olarak yenmelidir. Bu kadar faydalı bir besini hem kalp ve karaciğer hastalıklarından korunmak , hem spor yaparken kas volümünü arttırmak hemde tok kalmak açısından önemlidir.

Çift sarılı yumurtalar genellikle genç tavuklar tarafından büyük ebatlı  yumurtalar ise yaşlı tavuklar tarafından üretilir.

Yumurtanın kabuğunda 7 bin ile 17 bin arasında gözenek vardır. Bu nedenle yumurtaları yıkayıp muhafaza etmek daha çabuk bozulmalarına neden olur. Tüketeceğiniz zaman yıkamanız daha doğrudur.

Yumurta fazla beklediğinde sarısının etrafında koyu renkte bir halka oluşmaktadır. Bu besin değerinin düştüğünü gösterir.

Yumurta kabuğunun kalsiyum oranı çok yüksektir. Kabukları toz haline getirip kalsiyum takviyesi olarak kullanilabilir.

 

Su oksijenden sonra insanın en ihtiyacı olan öğedir. Ama çoğumuz diyete başladığında düzenli su içmeye başlar.

Halbuki su,  vücut fonksiyonlarını yerine getirmek için ve suyun içerisinde bulunan kalsiyum , floroid gibi minerallerin vücuda alınmasını sağlar.

Vücutta yağ oranı arttıkça su oranı azalr kas miktarı arttıkça ise su oranı artar. Bu nedenle düşük kalorili diyetlerde kas ile birlikte su kaybıda olur.

Suyun vücuttaki önemi:

  • hücrelere su taşıyıcı
  • metabolizmayu canlandırıcı
  • doku ve organların düzenli çalışmasını
  • vücudun ısı dengesinin ayarlanması gibi birçok görevi vardır.

Kaybedilen sıvıyı çay ve kahve ile yerine koymak doğru değildir. Kafeinlerin diüretik etkisi sebbeiyle tam aksine daha çok su almak gerekmektedir. Vücuttan fazla sıvı kaybı çok cidda sorunlara yol açmaktadır.

 

Günlük düzenli su tüketen kişilerde

  • kabızlık problemi
  • cilt kuruluğu
  • idrar yolu enfeksiyonu gibi sıkıntılar yaşanmaz.

Su aynı zamanda yaşadığımız metropol hayatın getirdiği toksinleri arındırmaya yardımcıdır.

NE KADAR SU TÜKETMELİYİM?

Vücutta bazı hormonların yetersizliği vücut suyunun dengede tutulmasına engel olur. Fazla protein ve tuz böbreklerden  daha fazla su kaybını arttırır. Yaşa ve cinsiyete göre su ihtiyacımız değişir.

Ortalama sıvı ihtiyacımızı kilogram başına 30ml olarak hesaplayabiliriz. Yani 50 kg olan bir kişinin günlük su ihityacı 50x30ml=1500ml yani 1.5 litredir. 

Bu su miktarı yaz aylarında arrtırılabilir.

 

Beslenmenin yaşamın her anında etkili olduğu bir gerçektir. Besinlerin cinsel fonksiyonları geliştirmede , afrodizyak etkide yada libidomuz üzerinde doğrudan etkisi var. Daha büyük olasılıkla, bazı mineral ve mineral azaldığında nedeniyle arzu eksikliği olur. Peki libidoyu güçlendiren besinler neler?

İSTİRİDYE

En iyi afrodizyak besinlerden biridir. Listenin en üst sirasinda yer alan bu özel deniz ürünü içerdiği yüksek çinkodan dolayi testesteron seviyesini yükselterek cinsel arzuyu arttirir. Çinko eksikliği erkekte iktidarsızlığa neden olabilir. En az haftada bir kez deneyin.

KARPUZ

Genelde seksi besinler arasında düşünülmezken kan dolaşımını arttırmak ve ereksiyon kalitesini iyileştirmekte.

KIRMIZI BIBER

Acı ve ateşli olan biberde kapsaisin adında enzim bulunmaktadır. Bu özel enzim kan dolaşımını arttırmakta. Buda libidonu yükseltmene yardımcı olmaktadır. Ayrıca dil üzerinde ısının hissedilmesi endorfin yani mutluluk hormonu sentezlemek için beyne uyarı gönderir.

MUZ

Muz içerdiği yüksek minerallerden dolayı afrodizyak besinlerde üst sıralarda yerini alır. Magnezyum, potasyum ve B vitamini libidoyu artırmak için önemli. Erkeklerde cinsel isteği artırmak için bilinen bromeliad enzimleri içerir. İçerdiği yüksek potasyumdan dolayı orgazm için önemli besinlerdendir.

AVOKADO

İçerdiği E ve B6 vitamininden dolayı afrodizyak besinlerden mükemmel bir tercih. Avokadoda seks hayatını güzelleştircek kadın ve erkeklerde bulunan östrojen , progesteron ve testesteron hormonlarının salımını uyarır.

ÇİKOLATA

Bitter çikolata erkek hem de kadınlarda cinsel heyecan duygularına yol açan feniletilamin bulunmakta. Sadece bir parça bitter çikolata mükemmel bir cinsel yaşam elde etmenize yardımcı olabilir! 20 g çikolata yeterli olcaktır.

KIRMIZI ŞARAP

Vücudun dinlenmesine yardımcı olan antıoksidanlardan resveratrol içerir. Cinsel ilişki boyunca kan akımına ve cinsel organlara kan akışını sağlamada yardimci olur. İyi bir cinsel hayat için en iyi içeceklerden biri.

NAR

Yüksek antioksidan nedeniyle cinsel arzularini en üst seviyede yaşayacaksin. Nar kan damari çeperini korur ve cinsel organlara daha hızlı kan akımını sağlar. Bu nedenle genital bölgenin duyarlılığını arttırır.

KEREVİZ

Kereviz iktidarsızlık tedavisi için eski Çinli ilaçlardan biridir. Kadınlarda erotik arzu uyandıran bir erkeklik hormonu olan androsteron içerir.Bu özelliklerinden dolayı Kereviz uzun çok güçlü bitkisel Viagra olarak bilinmektedir. Ayrıca, kereviz sağlık deposudur.. Kereviz inflamasyonu azaltır. Kerevizdeki mineraller sinirleri yatıştırır.

ZENCEFİL

Hem vücut ısısını arttırma hemde içerdiği çinkonun etkisiyle testosteron miktarını ve cinsel gücü arttırıcı etkisi var.

Kanserden diyabete , kalp hastalıklarından bağışıklık sistemine kadar koruma sağlayan bu antioksidan besinlere diyetinizde yer açın. Sırf zayıflamaya yardımcı değil aynı zamanda hastalıklara karşıda önleyici bu besinler her geçen gün ivme kazanıyor.

Chai tohumu: İçerdiği omega-3 yağ asitleri kan kolesterol düşürücü ve kalp hastalığını önleyici etkisi vardır. Bu tohumlar %25 -40 arası yağ , %60 omega-3 , %20 omega-6 içerir. Bu yağ asitleri insan sağlığı için oldukçe önemlidir. Gluten içermediğinden dolayı gluten enteropatisi ve çölyak hastası olanlarda rahatlıkla tüketebilir.. Detoks sıvılarınız da da rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Keten tohumu : Keten tohumuda omega-3 içeriğinden zengindir. Bu nedenden dolayı keten tohumu damarları genişleterek kan dolaşımını hızlandırır. Sabah kalktıktan sonra yada yoğurtlarınıza bir yemek kaşığı keten tohumu ilave edebilirsiniz. Keten tohumunuzu öğütülmeden alın ve kullanacağınız zaman öğütün.

Karabuğday : Karabuğdayın anavatanı Asya ülkeleridir. Hipoglisemik şifalı bitki diye bilinir. Bol miktarda flavonoidler , fitosteroller, diyet lifi ve antioksidanlar içerir. Bu besinde gluten içermez. Salatalarınıza 2 yemek kaşığı haşlanmış karabuğday ilave ettiğinizde hem yararlılığını arttırır hemde daha uzun süre tokluk hissi oluşur.

Yeşil çay: Çay dünyada en çok tüketilen içeceklerden biridir. Ve çaylar arasında en sağlıklı olanıdır. Içerdiği kateşinler ve polifenoller sayesinde antikanser ve grip önleyici özelliği vardır. Immün sistem üzerinde çok etkilidir.antioksidan aktivitesinin yanı sıra metabolizmayı hızlandırıcı etkisi de vardır. Günde 2 fincan yeşilçay içmeye özen gösteriniz. Tarçın kullanırsanız kan şekerinizi düzenlemeye de yardımcı olmuş olursunuz. Spordan önce 1 fincan tüketebilirsiniz.

Yulaf: İçerdiği lifler uzun süre tok tutar , spor öncesi de hem kan şekerinizi uzun süre dengede tutar hemde karbonhidrat ihityacınızı karşılar. Sütün yada yoğurdun içine 3-4 yemek kaşığı yulaf ezmesi enerjinizi uzun süre korumanıza yardımcı olur. Kolesterole yardımcıdır ve kalorisi düşük alternatif bir besindir.

Yumurta :  Anne sütünden sonra gelen vücutta %100 oranında kullanılan mucizevi protein kaynağıdır. Bağışıklık sistemini güçlendirici a vitamini, beta karoten ve çinko içerir. Gözlerimize ve cildimize iyi gelir. Diyetlerinizin vazgeçilmesi yumurta uzun süre tok tuttuğu için de son derece önemlidir.  Sabah kahvaltılarında 2 adet yumurta tüketebilrsiniz. Hafta da 7 ve üzeri yumurta tüketenlerin daha az tüketenlere göre kalp krizi riskinin önemli derecede azaldığı çalışmalar sonucu açıklanmıştır.

Kuşkonmaz: Kuşkonmaz kanın pıhtılaşmasında ve kemiklerin güçlenmesinde rol alan K vitamininden zengindir. Aynı zamanda bitkisel demir kaynağıdır. Yüksek folat içerdiğinden dolay depresyonu olumlu etkiler. k vitamininden zengin beslenme kan sulandırcı ilaç kullananlar için uygun eğildir.,

Avokado :Avokado yağda çözünen vitaminlerden A;E ve K viitaminlerinden zengindir. Avokado içerdiği omega-3 ve E vitamini sayesinde alzheimer riskine karşı da koruyucudur.Minaraller olarak magnezyum , potasyum , demir ve bakırdan zengindir. Muzdan %35 daha fazla potasyyum içerir.Avokado kilo yönetimi ve kan şekeri seviyesini içerdiği yüksek posa sayesinde dengeler. Çoğu meyveye göre az şekerli ve protein içeriği yüksek bir meyvedir.salatalarımızda yağ yerine yarım avokado kullanabiliriz.

Kinoa : Yüksek kalite protein lizin , metionin gibi esansiyel aminosaitlerden dengeli bir besin bu nedenle vejateryanlerin beslenme türüne uygun. Lif içeriğinden dolayı tahıllara göre daha fazla tok tutma özelliğine sahip. Kilo yönetimi için alternatif mükemmel bir kaynak. Bunların dışında antimikrobiyal , antiinflomatuar, kolesterol düşürücü aktiviteleri gibi birçok fizyolojik aktiviteleriyle popüler besinler arasındadır.Gluten içermez.

Brokoli: Brokoli antikanser besinlerin en önemlilerinden biridir.Östrojeni baskılayarak özellikle meme , serviks ve yumurtalık kanserine karşı koruyuculuk göstermektedir. Kalsiyum ve C vitamininde zengin bir besin olduğu için yağ yakım metabolizmasında önemli olan kalsiyum emilimini sağlar. Aynı zamanda çok iyi bir folik asit kaynağıdır.Haftada 2 gün sofralarınzda yer vermelisiniz.