Yazılar

60 yaş ve üzeri hatta çoğu genç insan gece birkaç kez tuvalete giderler.  Buna noktüri denir. Gece 2-3 kez uyanmak  stres , sinirlilik veya yorgunluk gibi yaşam kalitesini etkileyecek sorunlara yol açabilir.

Noktüri ile ilgili  birçok neden vardır. Bunlardan birisi diyetteki tuz miktarı!

Gece idrara çıkma yaşlandıkça artan bir sorundur ve bir kaç diyet değişikliğiyle uyku kalitesini arttırabiliriz.

300 kişiden fazla Japonla yapılan çalışmada her bireyin uyku ve tuz problemi vardı. Diyetlerindeki tuz alımı azaltılarak 12 hafta boyunca takip edildi.

Amerikan Kalp Derneği günde 2.3g sodyum yani 1 çay kaşığından daha fazla tuzu önermemektedir. Bundan yola çıkılarak günde 1.5 g sodyum yani diyetlerindeki tuzu %40 oranında azalttılar. Tuzdaki bu azalma ile gece idrara çıkma durumları 2.3 ile 1.4 kat düştü. Araştırmacılar , gece tuvalete çıkma sıklığının düşmesiyle kişilerin yaşam kalitesinde ilerleme olduğunu belirttiler.

Dr. Marcus Drake, İngiltere’de Bristol Üniversitesi’nde profesör ve Nocturia için ESU Yönergeleri Ofis Girişimi için çalışma grubunun lideri. “Bu, hastaların potansiyel olarak sık idrara çıkma riskini azaltmak için kendilerine nasıl yardımcı olabilecekleri konusunda önemli bir husustur ve araştırmalar genellikle bir hastanın içtiği suyun miktarını azaltmaya odaklanır ve tuz alımı genellikle dikkate alınmaz” dedi.

Avokado çok faydalı bir meyve olmasına rağmen Türkiye çok geç tanıştı. Avokadonun ana vatanı Meksika dır ve çok çeşitli şekilde tüketilebilir.

Yağ oranı yüksek bir meyve olmasına rağmen içerdiği yağlar son derece faydalıdır. %71 tekli doymamış yağ asitleri , %13 çoklu doymamış yağ asitleri , %16 doymuş yağ asitleri içerir.

Meksikada bir çalışmada , hergün  diyetinde avokado bulunduran bir grup ile avokado bulundurmayan olmak üzere 2 grup oluşturulmuştur.  Sonuçlarında avokado tüketene grubun kolesterol oranı %17 , LDL %22 , trigliserit %22 oranında azaldığı ve HDL ninde %11 oranında yükseldiği gözlemlenmiştir. Bu da demek oluyor ki avokado  kalp koruyucu bir meyvedir.

Avokado yağda çözünen vitaminlerden A,E veK vitaminlerinden zengindir. Avokado içerdiği omega-3 ve E vitamini sayesinde Alzheimer riskine karşı koruyucudur. Suda çözünen B ve C vitaminlerinden zengindir. Mineraller olarak magnezyum , potasyum, demir ve bakırdan zengindir. Muzdan %35 daha fazla potasyum içerir. Avokado kilo yönetimi ve kan şekeri seviyesini içerdiği yüksek posa sayesinde dengeler. Çoğu meyveye göre az şekerli ve protein içeriği yüksek bir meyvedir.

Glutatyon , beta-sitosterol , lutein gibi fitokimyasallar içerir. Fitokimyasallar sayesinde katarakt , maküler dejenerasyon ve  kanser gibi çeşitli hastalıklara karşı koruyucudur.

Cildimiz için doğal nemlendiricidir.

Salatalarımnızda avokado kullanırken ekstra yağ koymamıza gerek yok. 1/2 avokado yaklaşık 1 tatlı kaşığı yağ içermektedir.

Goji berry yani diğer adıyla kurt üzümü 5.000 yılı aşkın Asya da ilaç tedavisinde kullanılmaktadır. Goji berry nin ana memleketi Çin ve Tibet tir ve son yıllarda ülkemizde de yetiştirilmeye başlanmıştır. Kurt üzümünün tadı ekşi ve tatlıdır. Kurutulmuş , çiğ ve pişmiş halini hatta kuru meyveler gibi çayını kullanabiliriz.

Goji berry güçlü antioksaidan içeriği sayesinde süper besinler listesinde yerini almıştır. Esansiyel aminoasitlerden zengin , 20 çeşit iz element içerir. İçerdiği yüksek C vitamininden dolayı bağışıklıl sistemimizi güçlendirici etkiye sahiptir. Portakaldan daha fazla C vitamini , ıspanaktan daha fazla demir , havuçtan daha fazla beta karoten içermekte.  Göz sağlığımız için  karotenlerden özellikle lutein ve zeaxtainden zengindir. Goji berry en iyi zeaksantin kaynaklarından biri olarak kabul edilir.

Serbest radikallere karşı koruyucu oldauğundan yaşlanma karşıtıdır.

Libida arttırarak cinsel gücü arttırıcı özellikleri barındırmaktadır. B1 , B2 ,B6 ve E vitaminlerini içerir.

Kanser ve alzheimer önleyici etkisi vardır. Kan basıncını ve kolesterolü vardır.

Karaciğer dostudur.

 

Su oksijenden sonra insanın en ihtiyacı olan öğedir. Ama çoğumuz diyete başladığında düzenli su içmeye başlar.

Halbuki su,  vücut fonksiyonlarını yerine getirmek için ve suyun içerisinde bulunan kalsiyum , floroid gibi minerallerin vücuda alınmasını sağlar.

Vücutta yağ oranı arttıkça su oranı azalr kas miktarı arttıkça ise su oranı artar. Bu nedenle düşük kalorili diyetlerde kas ile birlikte su kaybıda olur.

Suyun vücuttaki önemi:

  • hücrelere su taşıyıcı
  • metabolizmayu canlandırıcı
  • doku ve organların düzenli çalışmasını
  • vücudun ısı dengesinin ayarlanması gibi birçok görevi vardır.

Kaybedilen sıvıyı çay ve kahve ile yerine koymak doğru değildir. Kafeinlerin diüretik etkisi sebbeiyle tam aksine daha çok su almak gerekmektedir. Vücuttan fazla sıvı kaybı çok cidda sorunlara yol açmaktadır.

 

Günlük düzenli su tüketen kişilerde

  • kabızlık problemi
  • cilt kuruluğu
  • idrar yolu enfeksiyonu gibi sıkıntılar yaşanmaz.

Su aynı zamanda yaşadığımız metropol hayatın getirdiği toksinleri arındırmaya yardımcıdır.

NE KADAR SU TÜKETMELİYİM?

Vücutta bazı hormonların yetersizliği vücut suyunun dengede tutulmasına engel olur. Fazla protein ve tuz böbreklerden  daha fazla su kaybını arttırır. Yaşa ve cinsiyete göre su ihtiyacımız değişir.

Ortalama sıvı ihtiyacımızı kilogram başına 30ml olarak hesaplayabiliriz. Yani 50 kg olan bir kişinin günlük su ihityacı 50x30ml=1500ml yani 1.5 litredir. 

Bu su miktarı yaz aylarında arrtırılabilir.