Yazılar

Su oksijenden sonra insanın en ihtiyacı olan öğedir. Ama çoğumuz diyete başladığında düzenli su içmeye başlar.

Halbuki su,  vücut fonksiyonlarını yerine getirmek için ve suyun içerisinde bulunan kalsiyum , floroid gibi minerallerin vücuda alınmasını sağlar.

Vücutta yağ oranı arttıkça su oranı azalr kas miktarı arttıkça ise su oranı artar. Bu nedenle düşük kalorili diyetlerde kas ile birlikte su kaybıda olur.

Suyun vücuttaki önemi:

  • hücrelere su taşıyıcı
  • metabolizmayu canlandırıcı
  • doku ve organların düzenli çalışmasını
  • vücudun ısı dengesinin ayarlanması gibi birçok görevi vardır.

Kaybedilen sıvıyı çay ve kahve ile yerine koymak doğru değildir. Kafeinlerin diüretik etkisi sebbeiyle tam aksine daha çok su almak gerekmektedir. Vücuttan fazla sıvı kaybı çok cidda sorunlara yol açmaktadır.

 

Günlük düzenli su tüketen kişilerde

  • kabızlık problemi
  • cilt kuruluğu
  • idrar yolu enfeksiyonu gibi sıkıntılar yaşanmaz.

Su aynı zamanda yaşadığımız metropol hayatın getirdiği toksinleri arındırmaya yardımcıdır.

NE KADAR SU TÜKETMELİYİM?

Vücutta bazı hormonların yetersizliği vücut suyunun dengede tutulmasına engel olur. Fazla protein ve tuz böbreklerden  daha fazla su kaybını arttırır. Yaşa ve cinsiyete göre su ihtiyacımız değişir.

Ortalama sıvı ihtiyacımızı kilogram başına 30ml olarak hesaplayabiliriz. Yani 50 kg olan bir kişinin günlük su ihityacı 50x30ml=1500ml yani 1.5 litredir. 

Bu su miktarı yaz aylarında arrtırılabilir.

 

Beslenmenin yaşamın her anında etkili olduğu bir gerçektir. Besinlerin cinsel fonksiyonları geliştirmede , afrodizyak etkide yada libidomuz üzerinde doğrudan etkisi var. Daha büyük olasılıkla, bazı mineral ve mineral azaldığında nedeniyle arzu eksikliği olur. Peki libidoyu güçlendiren besinler neler?

İSTİRİDYE

En iyi afrodizyak besinlerden biridir. Listenin en üst sirasinda yer alan bu özel deniz ürünü içerdiği yüksek çinkodan dolayi testesteron seviyesini yükselterek cinsel arzuyu arttirir. Çinko eksikliği erkekte iktidarsızlığa neden olabilir. En az haftada bir kez deneyin.

KARPUZ

Genelde seksi besinler arasında düşünülmezken kan dolaşımını arttırmak ve ereksiyon kalitesini iyileştirmekte.

KIRMIZI BIBER

Acı ve ateşli olan biberde kapsaisin adında enzim bulunmaktadır. Bu özel enzim kan dolaşımını arttırmakta. Buda libidonu yükseltmene yardımcı olmaktadır. Ayrıca dil üzerinde ısının hissedilmesi endorfin yani mutluluk hormonu sentezlemek için beyne uyarı gönderir.

MUZ

Muz içerdiği yüksek minerallerden dolayı afrodizyak besinlerde üst sıralarda yerini alır. Magnezyum, potasyum ve B vitamini libidoyu artırmak için önemli. Erkeklerde cinsel isteği artırmak için bilinen bromeliad enzimleri içerir. İçerdiği yüksek potasyumdan dolayı orgazm için önemli besinlerdendir.

AVOKADO

İçerdiği E ve B6 vitamininden dolayı afrodizyak besinlerden mükemmel bir tercih. Avokadoda seks hayatını güzelleştircek kadın ve erkeklerde bulunan östrojen , progesteron ve testesteron hormonlarının salımını uyarır.

ÇİKOLATA

Bitter çikolata erkek hem de kadınlarda cinsel heyecan duygularına yol açan feniletilamin bulunmakta. Sadece bir parça bitter çikolata mükemmel bir cinsel yaşam elde etmenize yardımcı olabilir! 20 g çikolata yeterli olcaktır.

KIRMIZI ŞARAP

Vücudun dinlenmesine yardımcı olan antıoksidanlardan resveratrol içerir. Cinsel ilişki boyunca kan akımına ve cinsel organlara kan akışını sağlamada yardimci olur. İyi bir cinsel hayat için en iyi içeceklerden biri.

NAR

Yüksek antioksidan nedeniyle cinsel arzularini en üst seviyede yaşayacaksin. Nar kan damari çeperini korur ve cinsel organlara daha hızlı kan akımını sağlar. Bu nedenle genital bölgenin duyarlılığını arttırır.

KEREVİZ

Kereviz iktidarsızlık tedavisi için eski Çinli ilaçlardan biridir. Kadınlarda erotik arzu uyandıran bir erkeklik hormonu olan androsteron içerir.Bu özelliklerinden dolayı Kereviz uzun çok güçlü bitkisel Viagra olarak bilinmektedir. Ayrıca, kereviz sağlık deposudur.. Kereviz inflamasyonu azaltır. Kerevizdeki mineraller sinirleri yatıştırır.

ZENCEFİL

Hem vücut ısısını arttırma hemde içerdiği çinkonun etkisiyle testosteron miktarını ve cinsel gücü arttırıcı etkisi var.

Kilo deyince, ilk akla gelen bel ölçüsüdür. Kilo alıp verdiğimizi, en çok değişen beden ve bel
ölçümüzden anlarız. Beden büyüyorsa ve özellikle beliniz kalınlaşmaya yönelik alarm
veriyorsa bilin ki yağlanma süreci başlamıştır. Özellikle 25 yaşından sonra 30’lu yaşlara
yaklaşırken, günlük hayatımızda, beslenme düzensizliği, hareket azlığı ve düzensiz uykuyla
beraber stres de varsa kilo alma kaçınılmaz sondur.

Kadınlarda 80 cm, erkeklerde 94- 95 cm.yi aşmayan ölçüler, kabul edilebilir en yüksek
değerlerdir.

Bu değerleri aşmamaya özen gösterir ve özellikle abur cuburdan uzak durabilirseniz, kilo
kontrolü için ilk adımı atmış olursunuz.
İlk işiniz ayda iki kez yani on beş günde bir bel çevrinizi ölçmek olmalı!