SAĞLIKLI MUCİZEVİ BİTKİLER

Asırlar öncesinden beri çeşitli hastalıkların tedavi edilmesinde kullanılan bitkiler modern tıbbı destekleyici ve tamamlayıcıdır. İnsanlık tarihinin en eski doğal tedavi yöntemlerinden olan bitkisel tedaviler bir nebzede sizin sıkıntınıza iyi gelebiliyor. O halde bitkilerin şifalarına bir göz atalım.

SARIMSAK

Kalp koruyucudur.

Kolesterolü düşürür.

Diyabet riskini azaltır. Insülin sekresyonunu arttırarak kan şekerini düşürür.

Enfeksiyon ve kanser koruyucudur.

Kan sulandırıcıdır aterosklerozu önler.

Damar içi pıhtılaşmayı azaltır, kalp krizi ve inmelerden önler.

Bağışıklık sistemini arttırır.

Mantar hastalıklarını tedavi eder.

Kanser koruyucudur.

Helikobakterpyloriyi öldürür.

Antioksidandır serbest radikallere önler.

Yağı kulak enfeksiyonlarında lokal olarak kullanılır.

 

YEŞİL ÇAY

Polifenol ve kateşin içeriği fazla olduğundan dolayı antikanser , antioksidan özellik gösterir.

Kan şekerini ayarlar.

Astıma iyi gelir.

Ateroskleroz ve kolesterolü düşürücü etkisi vardır.

Kan basıncını düşürür.

Karaciğer fonksiyonlarını düzeltir.

Bakterileri öldürürür.

Grip virüsünü öldürür.

Ağız kokusunu önler.

Serbest radikallere karşı savaşar yaşlanmayı geciktirir.

İçerdiği C vitamini sayesinde stresi azaltır , gribe karşı korur.

 

KEKİK

İçerdiği tanenler sayesinde yağ yakıcı özelliği vardır.

Hazımsızlık problemini giderir.

Depresyon önleyici özelliği vardır.

Antiseptiktir.

Kurt düşürmeye yardımcıdır.

Kan dolaşımını arttırır.

Kekik + bal sedef hastalığı önleyici kürdür.

Solunum yolu enfeksiyonlarına karşı koruyucudur.

Kekik suyu öksürük kesici, balgam söktürücüdür.

 

SİNEMAKİ

 Arabistanda ve Hindistanda  yetişir.

İçerisinde rezin, flavanoid, antrosen içerir.

kalınbarsağa etki eden müshil etkisi vadır. Kabızlığa karşı kullanılır.

Uzun süre kullanımı kolon kaslarına zarar verebilir.

2 haftadan uzun süreli kullanımında kolon kaslarına zarar verebilir.

Hamilelikte ve emziklik döneminde kullanılmaz.

2 yaş altı kullanılmaz ve yaşlılarda da belirtilen dozun yarısı kadar kullanılmalı.

yan etkileri: kramp,elektrolit bozukluğu ,

50 gr sinameki

8 gr zencefil

500 cc su demlet ve süz günde 1 bardak iç

 

MELİSA

 Diğer adı oğul otu yaprağıdır. Melisa çayı tok içilir.

Mide hastalıklarına iyi gelir.

Gaz söktürücü özelliği vardır.

Terletir.

Mikroplara karşı korucu , antiseptiktir.

 

ALIÇ

Uykusuzluğu giderici yani sakinleştiricidir.

Kan basıncını düşürür.

Kasları kuvvetlendirir.

Kan basıncını düşürücüdür

Çocuklarda kullanılmaz.

  

ANASON

İnsan vücuduna etkileri: iştahsızlığı ve yemeklere karşı duyulan tiksintiyi giderir.

Sakinleştiricidir.

Mide ve bağırsak gazlarını söktürür.

Süt arttırır

Sinirleri yatıştırır.

Migren ağrılarını keser.

Beyin yorgunluğunu giderir. Uyku verir

 

ŞAHTERE

Tanen, fumaric asit ve K içerir.

İdrar söktürücüdür.

Sakinleştirir.

Tansiyon düşürücüdür.

 

GİNGSENG

Bu bitkilerden ilaç elde edilir.

Bitki ginsenosit adı verilen triterpenik saponositlerpanaxosidesitlerpanaxatnol, D grubu vitaminler taşımaktadır.

Kalp kuvvetlendirici ve yorgunluğa iyi gelir.

Libidoyu arttırarark cinsel gücü arttırır.

Konsantrasyon artırır.

Stresi baskılar içerisinde en etkili adaptogen (strese karşı direnci artıran bir ajan) olduğu düşünülür.

Diyabette kan şekerini düzenler.

Adet bozukluklarını düzenler.

Yan etkileri: tansiyonu arttırabilir, diyare, döküntü,uykusuzluk , hemoroid

 

PAPATYA

Papatya sinüzüt şikayetlerine mükemmel bir çözümdür.

İdrar arttırıcı , ödem söktürücüdür.

iştah arttırır.

Antidepresan özelliğe sahip.

Gaz söktürcüdür.

Hazımsızlık sorunun giderici etkisi vardır.

Ağrı kesicidir.

Yara iyileşmelerine yardımcıdır.

Hemoroid tedavisi: sıcak su + papatya üzerine otur.

Öksürük, soğuk algınlığı,cilt enfeksiyonları,boğaz enfeksiyonlarına gargara

Maksimum 2 ay kullanılabilir

Yan etkisi : anaflaksi,dermatit, allerjik.

 

KUŞBURNU

  Yabangülü, itburnu, itgülü, gülelması, yiric gibi adlarla da bilinir.

Şeker,organik asit,tanen,A,B,C Vitaminleri içerir.

Zengin C vit kaynağıdır.

Kabızlığa etkilidir.

 

REZENE

Kuzey Anadolu da yetişen sarı çiçekli bir bitkidir

 Rezene bitkisi anne sütünü arttırır. Gaz söktürücüdür.  Süt çocuklarında gaz problemlerini çözer.

Ülser gelişimini azaltır.

Barsak spazmı, üst solunum yolu enfeksiyonları,soğuk algınlığı ve bronşite iyi gelir.

 

TARÇIN

Hazımsızlık problemlerine iyi gelir.

Kalp koruyucudur.

Adet dışı kanamaları azaltır.

Peptik ülsere iyi gelir.

Mantar tedavisi ve gingivit e karşı koruyucudur.

Prostatlılar kullanmamalı.

 

 

GINKO

 

Hafıza Kaybı, Unutkanlık) rahatsızlıklarında, hafıza güçlendirmede, başdönmesini önlemede ve zihinsel konstantrasyon arttırmada

alzheimer , parkinson hastalığını önlemede

anksiete , depresyon tedavisinde zencefille beraber etki

dokulara daha çok oksijen taşımasına yardımcı olur

beyinde antioksidan etkisiyle koruyucudur.

 

MATE

Ekvator kuşağında gelişir

Yapısında kafein, teobromin, vit E,sitosterol  bulundurur.

Uyarıcı, diüretik, antiromatizmal, karaciğer hastalıklarına karşı koruyucudur.

 

ZENCEFİL

Araç tutma bulantısı, hamilelik, diyare , grip , soğuk algınlığı , migren ağrısına iyi gelmektedir.

Antiromatizmal, antienflamatuar gibi etkileri vardır.

iştah açıcı,

antiseptik, ,

gaz söktürücü, sindirimi düzenleyici,  ve yatıştırıcı özelliklere sahiptir.

 

Diyet Posası İle İlgili Güncel Bilgiler

Diyet posası; bitki hücre duvarını oluşturan nişasta olmayan polisakkaritler, sindirilmeyen oligosakkaritler, lignin ve dirençli nişastadan oluşan bileşiklerdir. Farklı diyet lifi tipleri, özellikleri bakımından farklılık göstermektedir. Çözünür olmayan diyet lifi bağırsak sağlığı ile ilgiliyken, çözünür diyet lifi, temel olarak kandaki kolesterolün düşürülmesi ve glukozun bağırsaktaki absorbsiyonunun azaltılması ile ilişkilidir. Diyet lifi, bağırsak kanseri ve kardiyovasküler rahatsızlıklara karşı yararlı etkileri yanında gıda formulasyonlarında kullanılabilen teknolojik özelliklere de sahiptir. Ayrıca, diyet lifi düşük enerji değerine sahip ürünlerin temel bileşenini oluşturmaktadır. Bu nedenle, diyet lifi ile zenginleştirilmiş gıdalar giderek önem kazanmaktadır.

Doğal olarak meydana gelen lif el değmemiş olarak kabul edilir çünkü sebze , meyve ve tahılların içinde doğal olarak bulunur. Bununla birlikte, eklenen lifler -veya besin kaynaklarından izole edilmiş veya diğer gıdalara eklenmiş ya da sentetik olan lifler, yalnızca “insan sağlığına faydalı fizyolojik etki” kriterini karşılamaları durumunda gıda etiketleri üzerinde diyet lifi olarak beyan edilebilir. Popüler ambalajlı gıdaları daha sağlıklı kılmak için, üreticiler son yıllarda yaygın olarak tüketilen gıdaların beslenme profilini geliştirmeye yardımcı olmak için yararlı besinler eklemeye başladılar. Örneğin, tüketiciler artık lif eklenmiş hububat, yulaf ezmesi ve hatta pişmiş ürünler bulabilir. Bununla birlikte, tüketici  grupları, bu izole edilmiş ve bazen sentetik eklenmiş liflerin doğal liflerle aynı besleyici yararı sağlamadığına dair endişelerini dile getirdiler. Bunun üzerine , yakın zamana kadar, herhangi bir türde lif orijinal kaynağından izole edilebilir ve gıdalara eklenebilir  diyet lifi tanımını 2016’da FDA  tamamladı. Tanımlamada, besin değerleri etiketindeki  hangi liflerin bulunup bulunamayacağını ve hem “doğal hem de izole edilmiş ve sentetik lif çeşitlerinin dahil edileceğini içermekte.

FDA’ya göre,gerçek ve el değmemiş liflere ek olarak, bu yedi yeni sindirilmeyen karbonhidrat şu anda yeni diyet lifi tanımını karşılıyor.

1. Beta-glukan çözünür lif, yulaf kepeği lifi olarak da bilinir; tamamen yulaf, yulaf unu, yulaf ezmesi ve yulaf kepeği içinde doğal olarak bulunur. Aynı zamanda lif içeriğini artırmak için smoothies, yoğurt, aperatif barları, tahıllar ve diğer gıdalara bir bileşen olarak izole edilebilir ve ilave edilebilir. 1997’de FDA, yulaftan beta-glukan çözünebilir lifi kalp rahatsızlığı riskinde azalma ile ilgili sağlık talebini onayladı.

2. Psyllium kabuğu, çoğunlukla Plantago ovata tohumlarının kabuklarından ekstrakte edilen çözünür bir liftir. Tahıllarda  ve dondurmada bir madde olarak bulunur.

3. Selüloz, ekmek, krep, kraker ve dondurulmuş kahvaltılık öğelerde eklenen çözünmeyen bir liftir.  Selüloz, birçok meyve ve sebzenin hücre duvarında %30-40 oranında bulunmaktayken, tahıl tanelerinin bazı hücre duvarlarında sadece %2-4 oranında yer almaktadır.

4. Guar Gum , guar fasulye endosperminden ekstrakte edilen çözünen hindistan cevizi ve badem sütü, peynirler, hazır pudingler ve glutensiz ürünler ile BeneFiber® adı altında lif takviyelerinde (örn. Regular Girl) bulunabilen çözünür bir liftir. Bitki salgıları olarak bilinen gum maddeleri yüksek viskozite ve jel oluşturma özellikleri nedeniyle gıdalarda tekstürün korunması amacıyla kullanılmaktadır. Guar gum, gum bitkisinden, karragenan ve agar kırmızı deniz yosunundan (Jiménez-Escrig and Sánchez-Muniz 2000), aljinat ise kahverengi deniz yosunundan elde edilmektedir.

5. Pektin, meyve ve sebzelerin hücre duvarlarından izole edilmiş çözünür bir liftir. Reçel, jöle ve süt ürünleri gibi gıdalarda eklenen bir lif olarak bulunabilir. Pektin, meyve ve sebzelerde yüksek, tahıllarda ise düşük miktarda bulunmaktadır. Ticari pektin preparatları genellikle turunçgil meyve kabuklarından veya elma posasından ekstrakte edilmektedir. Bu preparatlar, gıda endüstrisinde başta jel maddesi olmak üzere geniş alanda kullanılmaktadır. Büyük miktarlar geçici mide gazı veya bağırsak rahatsızlığına neden olabilir.

6. Keçiboynuzu zamkı, keçiboynuzu ağacının tohumlarından elde edilen, ekmek, sos ve tahıl gıdalarında bulunan çözünür liftir. Kıvam arttırıcıdır.

7. Hidroksipropil metil selüloz birçok glutensiz gıdada yaygın olarak bulunan çözünür bir liftir. Kıvam arttırıcıdır.

İnulin’in lif olarak statüsünü kuşatan bir tartışma söz konusudur. Diyet lifi ile ilgili çeşitli tanımlar, bilimsel ve düzenleyici kurumlar tarafından  bazıları inulin’i bir lif olarak düşünmekte ve bazıları ise düşünmemektedir. Üreticiler, bazı ürünlerin lif içeriğini artırmak için uzun süre inülin (hindiba kökü) kullandılar ancak FDA’nın yeni tanımı yayınlandığında,  izole edilmiş veya sentetik bir lif olarak kullanılan inulin bulunmuyor. Bu nedenle inülin içeren ürünlerde artık besin öğeleri kısmına lif oranı eklenemeyecek. Bilimsel kanıtlar, hindiba kök özütünün gevşekliği geliştirdiği (dışkı frekansının artmasıyla ölçülür) ve mineral absorpsiyonunu arttırdığı ve bunların her biri diyet lifi olarak nitelendirilebilecek uygun sağlık yararları olduğu sonucunu desteklemektedir. Bugüne kadar, FDA dilekçeyi kabul etti ancak sonuç hakkında henüz karar vermedi.  Public Interest for Science Merkezi, FDA’ya yapılan açıklamalarda, Besin Değerleri etiketlerinde listelenen “lif” in maltodekstrin ve inülin gibi arıtılmış, işlenmiş lifleri hariç tuttuğunu belirten değişikliklere destek verdiğini belirtti. “Bununla birlikte, gıda endüstrisi üzerindeki olumsuz etkileri göz önüne alındığında, üretici derneklerinin FDA’nın yeni “diyet lifi” tanımına şiddetle karşı çıkmaktalar. Bunun nedeni ise  “FDA’nın ürünleri bilimsel kanıtlara dayanarak incelemesi sonucunda yaygın olarak kullanılan ürünlerin lif  içerikleri yetersizdir ve şeffaf olunmamasıdır.

Amerikalılar için 2015-2020 Diyet Rehberleri, bireylerin besin açısından zengin gıdalar da dahil olmak üzere sağlıklı beslenme şekilleri yoluyla besin ihtiyaçlarını karşılamayı hedeflemelerini önerir.  2 yaş ve üstü için ortalama lif alımının sadece 16 g olduğu düşünülürken yetişkinlerde  28 g-35 g dır. Günlük hayatımızda bu oranları tutturmakta zorluk yaşıyoruz. Diyetisyenlerin çoğu, lif bazlı kaynaklardan gelen lif alımını görmek isterken, lif ile güçlendirilmiş ürünleri önererek danışanların daha sağlıklı beslenmelerini sağlayabilir. Danışanların mevcut yeme alışkanlıklarını anlamak için RD’ler, gıda kategorileri içinde sağlıklı tercihler yaparak danışanların lif alımını artırmalarına yardımcı olabilir. Tamamen bir batılı diyetten gittiğinizde, birçok insanın gece boyunca diyetlerinde dramatik değişiklikler yapması zordur. Burada, diyetisyenlerin danışanlarına yardım edebileceği yer ; Onları nerede olduklarına göre değerlendirmeleri ve daha sonra kendi diyetlerinde kendileri için işe yarayabilecek kişiselleştirilmiş değişiklikler yapmalarına yardımcı olmalarıdır. Tahıl seçimlerinin yarısı  kadarını tam tahıl yapabilirlerse, bu bile iyi olacaktır. Tahıllar, ekmekler ve barlar gibi, lif açısından zengin belirli markalarını bulmalarına yardımcı olabilirler. Tümünün tüm bitkisel gıdalarını yemenin faydalarının hepsinin aynı olmayabileceği halde, bunu yolculuk boyunca yapabilecekleri küçük bir adım olarak görüyoruz.

Son olarak, danışanları,  daha fazla meyve ve sebze yemeye teşvik  etmek, ayrıca baklagiller ve tam tahıllar, lif alımını artırmaya yardımcı olmakta. Bununla birlikte, danışanların günlük kalorili ihtiyaçlarını aşmamak için, lif alımını artırmak için öneriler yaparken farklı gıdaların kaloriye katkısını akılda tutmak önemlidir.

Fit Kalmanın Yolları

Hepimiz fit kalmak istiyoruz. Peki bunun için bişey yapıyor muyuz?  Yapmıyorsanız ufak ama önemli püf noktaları gözden geçirelim.

1. Etiket okumayı alışkanlık haline getirin. Aldığınız besinin içerdiği besin öğereleri hakkında bilgi sahibi olmanız , bilinçli alışveriş yapmanızı sağlayacak hemde ürünler arası karşılaştırma yapmanızı sağlar.
2. Merdiven kullanın. Günde 10.000 adım atmaya gayret gösterin.
3.Çorbalarda pirinç yerine bulgur, un yerine mercimek kullanmayı tercih edin.
4.Salatalarınıza haşlanmış kurubaklagil ekleyin.
5.Dolma ve sarmalarda pirinç ve bulguru karıştırarak iç hazırlayın.
6.Kurubaklagillerin protein değerini yükseltmek için et, yoğurt,peynir gibi hayvansal kaynaklarla beraber tüketin.
7. Sebze yemeği yaparken , 1kg sebzeye 2 yemek kaşığı sıvı yağ ekleyin. Etli sebze yemeklerine ise yağ ilavesine gerek yok. Bu şekilde çok daha fazla porsiyon tüketebilirsiniz
8.Yemeklere lezzet vermek için yağ ve soslar yerine baharatlar kullanın.
9.Sosları ve çorbaları krema yerine yağsız sütlerle deneyin.
10.Keklerde ve kurabiyelerde şeker yerine kuru meyve ve pekmez kullanın.
11.Patatesi kızartmak yerine baharatlarla zenginleştirerek fırına verin. Yağsız pişirme için yağlı kağıt kullanın.
12.Haftada 3 gün balık , 2 gün tavuk , 2 gün kırmızı et tüketin.
13.Et ve tavuktan daha düşük kaloriye sahip olan mantarı sote şeklinde kullanabilrsiniz.
14.Tarçını gün içinde devamlı meyve ve çaylarınızda tüketin. Böylece tarçın şeker ihtiyacınızı azaltarak kan şeker dengenizi koruyacak.
15.Bir tam yumurta ve bir yumurtanın beyazını sebzelerle kullanıp çok güzel omletler yapabilirsiniz.
16.Yemeklerinizi 20 dakikada yemeye çalışın. Bunun için yemekleri küçük lokmalara bölün ve çok çiğneyin.Böylelikle hem çabuk doyacaksınız, yani sofradan tok kalkacaksınız hemde sindiriminize ağızdan başlayacaksınız.
17.8 saat uyumaya özen gösterin. Düzenli uyku düzenli metabolizma.
18.Yemeğe başlamadan önce içeceğiniz 1 kase çorba,sofraya çok aç oturmanızı engelleyecektir. Ayrıca çeşitli sebze ve baklagillerden oluşan bir çorba hem çok besleyici hem de düşük kalorili olacaktır.
19.Sıfır’ kalorili içecekler, kalori olarak bir şey ifade etmeseler de vücutta su tutulmasına neden olur, zaman içerisinde aspartam içeriği nedeniyle tatlı isteğine yol açar. Bunlar yerine taze limonata, ayran, soğuk meyve çaylarını tercih ediniz.
20.Siyah çay yerine yeşil çay yada beyaz çay  tüketin.
21. Alkol tüketiminizi sınırlayın. Mayalanmış alkoller yerine fermente alkol tercih edin ve haftada 2 gün ile sınırlayın.
22. Küçük tabaklar kullanın böylece dolu bir tabak yemenin düşüncesi piskolojik olarak sizi doyuracaktır.
23.Yemeğinizi , tatlınızı paylaşın. Zorunlu olarak o tabağı bitirmemiş olacaksınız.
24.Asansör , taksi ve arabanızdan uzak durun. Yürüyebileceğiniz mesafeleri yürüyün.
25. İstediğiniz yiyecekleri kafanızda büyütmeyin. Ara sıra birkaç lokma almak sizi tatmin edecek ve büyüsü geçecektir.

Yaşlılarda Beslenme Nasıl Olmalı?

Yaşlanma beden yapısı ve işlevlerinde süregelen değişikliklerin sonucudur. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 65 yaş ve üzeri bireyleri “yaşlı” olarak tanımlamaktadır. Yaşlılığın seyrine ve vücut fonksiyonlarında oluşan değişikliklere göre yaşlılık dönemleri; 65-74 yaş arası “geç yetişkinlik”, 75-84 yaş arası “yaşlılık” ve 85 yaş ve üzeri de “ileri yaşlılık” dönemi olarak sınıflandırılmaktadır.

 

Insan yaşamı için oksijen şarttır. Moleküler raktif oksijen türleri(ROS) dedğimiz serbest radikaller vardır. Bunlar yaşlanmamıza neden olan moleküllerdir.insan vücudu bu moleküllere antioksidan savunma sistemleriyle karşılık verir. Antioksidan enzim sentezi üretimi kesintiz devam eder. Antioksidan savunmayı güçlendirmede A , E ,C vitaminleri ile karotenoidler , flavonoid içeren farklı renkteki sebzeler ve meyveler büyük önem taşır.

 

Yaşlılıkta fizyolojik ve metabolik değişiklikler

 

Yaşlılıkla beraber büyüme hormonun salınımı azalır. Bunun sonucu kast kütlesi azalırken yağ kütlesi artar. Östrojen hormonun sonlanmasıyla kemiklerden kalsiyum çekilme hızlanır.Bzal metebolizma hızı düşür hücerinin ölümü sonucunda aktif olan yağsız doku kütlesi azalır. Dişlerin kaybı tat duyularındaki değişmeler yanlızlık , korku gibi piskolojik stresler besin alımını azaltabilir. Bağışlık sistemi azalır. Kötü huylu kolestrol artıp iyi huylu kolestrolde azalma görülür.

 

1-) Uzun süreli açlıklar, sigara ,alkol, tuz, gereksiz ilaç kullanımlarından sakınmak.

 

2-) Antioksidanlardan zengin öğün aralıkları düzgün olacak şekilde beslenmek.

 

3-) Uyku egzersiz,dinlenme alışkanlıklarını dengeli şekilde yapmak.

 

Yaşlılıkta Besin Gereksinimleri 

 

Yaşlılıların beslenmesinde dikkat edilmesi gerekenler şunlardır.

Besin çeşitliliğini sağlamada her öğünde, bu dört besin grubundaki besinler birlikte yaşlı bireylerin gereksinmesine uygun miktarlarda tüketilmelidir. Yine farklı öğünlerde, aynı besin grubundan farklı besinler seçilerek çeşitlilik sağlanmalıdır. Örneğin bir öğünde sebze grubundan yeşil yapraklılar seçilirse, diğer öğünde sarı-kırmızı sebzelerden seçim yapılmalıdır. Bir öğünde kırmızı et tüketildiğinde diğer öğünde tavuk veya kuru baklagiller tercih edilmelidir. Aynı öğünde kuru baklagiller, tahıllar ile birlikte tüketildiğinde eksik amino asitler dengeleneceğinden protein kalitesi artar. Yine bitkisel kaynaklı demirin emilimini arttırmak için kuru baklagil yemeklerinin yanında yeşil biber, maydanoz, domates, taze sıkılmış meyve suyu gibi C vitamini kaynağının tüketilmesi demirin emilimini 2-3 kat arttıracaktır.

Sisdirim sistemindeki güçlükleri engellemek için öğün miktarı azaltılarak öğün sayısını artırırız. Sıvı miktarını artırıp tuz miktarını azaltarak böbrekleri hafifletmiş oluruz. Çok yağlı yiyeceklerden çiğneme güçlü olan besinlerden uzak durulmalıdır.Sebze ve meyveye ağırlık verilmelidir. Pişirme, birçok sebzenin aromasını arttırır ve sindirimini kolaylaştırır. Çiğneme ve yutma güçlüğü olan yaşlılar genelde tüm sebze ve meyveleri pişirerek tüketme yolunu tercih edebilirler. Ancak, aşırı pişirilmiş sebzelerde besin ögelerinde kayıplar oluşur. Sebzelerin besleyici değerini kaybetmemeleri için yağda kızartma yerine kendi suyunda pişirme yöntemi tercih edilmeli ve pişirme suları dökülmemelidir. Aksi takdirde suda eriyen vitaminlerde önemli

kayıplar oluşmaktadır. Günde 400 gramın üzerinde sebze ve meyve tüketilmelidir.

Şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar tercih edilmelidir.

Omega 3 yağ asitlerinden zengin balık tüketimi çoğu yaşlılar için imkansıdır. Bu nedenle günlük ek olarak bir gram balık tağı almaları önerilir.

Güneşten düzenli yararlanamayan yaşlılar 600 IU D vitamini almaları önerilebilir. Depresif belirtiler görülen yaşlılara ek olarak B 6 B 12 verilmeliri önerilmektedir.